KURBAĞALAR ÇİN ' DEKİ DEPREMİ HABER VERDİ .. DEPREMLERDEN ÖNCE ORTAYA ÇIKAN GARİP İŞARETLER



Çin’dek i 7.9 büyüklüğündeki deprem , son yıllardaki doğal afetler içinde en korkunçlarından biri oldu.

En son duruma göre belirlenebilen can kaybı sayısı 18 mayıs 2008 itibarıyla 50.000 in üzerindeydi..

Ülkemizin de , 1999 yılındaki İzmit depremi başta olmak üzere pek çok büyük depremlere sahne olması nedeniyle , bizlerin içinde bir ürperti ve yeni bir korku dalgası yarattı bu felaket...

Ülkemizin hemen her tarafının birinci derecede deprem kuşağında bulunması , her an büyük bir depremle karşı karşıya bulunduğumuz gerçeği ile bizi karşı karşıya bırakmaktadır.

Bu nedenle , bu konudaki her türlü faaliyet ve çalışmaları yakından izlememiz ve bunları ülkemize uyarlamamız gerekir.

Aslında alınacak önlemler son derece de basittir. Japonya’ya bir teknik heyet yollayıp , oldukça büyük depremler yaşamalarına rağmen , Japonların bu depremleri hemen hemen zararsız ziyansız olarak atlatmalarının nedenleri araştırılmalıdır.

Doğrusunu konuşmak gerekirse , bunun için Japonya’ya gitmeye de gerek yoktur.

İnternet ortamında , Japonların depreme karşı aldıkları önlemlerle ilgili yeterli düzeyde her türlü bilgi mevcuttur.

Diğer yandan , bizim bilim adamlarımız da yapılması gerekenleri sürekli olarak dile getirmektedir.

Ancak , son yıllarda yaşadığımız çok acı deprem deneyimlerine kadar , devlet organları bu konuda tam bir körlük ve sağırlık içinde idiler denilebilir.

Depremle ilgili son yasal düzenlemeler , artık yapıların depreme dayanıklı inşa edilmesini sağlamaktadır.

Ancak , denetim organları ,bu konuda yeterince ciddi ve ödünsüz davranmakta mıdır ?

Daha kötüsü , bu yasal düzenlemelerden önce inşa edilmiş , demirinden çimentosundan , kumundan çalınmış , zemin etüdleri yapılmamış , sığınakları , yangın çıkışları olmayan , ve ülkemizdeki zaman zaman ayyuka çıkan müteahhit-bürokrat kirli ilişkileri içinde , proje , plan ve etüdlerine olumlu onay verilmiş yüzbinlerce bina yok mudur ?

Muhtemel bir depremde , bu binalarda oturan yüzbinlerce milyonlarca insanın can güvenliğinin tehdit altında olması , on yıllarca bu ülkeyi tapulu çiftliği gibi yönettiğini kabara kabara söyleyen devlet adamlarımızın vicdanlarında hiçbir sızlamaya yol açmıyor mu acaba ?

Kelime kelime aynen tekrarlayamayabilirim, uzun yıllar geçti üzerinden , şöyleydi hatırladığım kadarıyla …

Bir üniversitemizde , işte bu yetkililerin en büyüğünün katıldığı bir konferansta bir öğrenci sorar :

-Efendim , siz bu kadar yıl ülkeyi yönettiniz…. Başka ülkelerde depremlerde can kaybı ve zarar ziyan olmazken , bizim ülkemizde depremlerde binalar gümbür gümbür yıkılıyor , şehirlerimiz yerle bir oluyor ..

Siz vicdanen müsterih misiniz ?

Bunlar ,sizin tedbir almamanızdan kaynaklanmıyor mu ?

Bu giden canların vebali kimin ?

Siz bu ülkeyi ne biçim yönettiniz bu kadar yıldır ?

Ülkenin kaderini yıllarca elinde tutmuş politikacının cevabı:

-Ne yapalım , bizim altımız çürük…!

Öğrenci bu söz üzerine kendine hakim olamaz ve yüksek sesle bağırır :

-Hayır beyefendi , bizim altımız değil , üstümüz çürük….

. . . . . . . . . . . . . .

Ülkemiz ,en aktif fayların bulunduğu bir deprem kuşağında olmasına karşılık , ülke yönetiminde söz sahibi olanlar ,bir yandan seçmenine şirin görünmek , diğer yandan güçlü nüfuzlu kesimlerle hoş geçinmek adına , almaları gerekli tedbirleri zamanında almadılar.

Bu nedenle , her an beklenilen İstanbul-Marmara depremi başta olmak üzere , deprem korkusu insanlarımızda bir paranoyaya dönüşmüş durumdadır..

İnsanlarımız sanki mezar gibi görmektedirler oturdukları yuvalarını..

Dünya basınında , Çin’in Şişuan Eyaletini vuran ve yüzbine yakın insanın hayatını kaybetmesine neden olan 7.8 şiddetindeki deprem ile ilgili , dikkat çeken ilginç hususlara değinen haberler çıktı..

Çinli blogcular, depremden önce yaşanan tuhaf doğa olaylarını paylaşmaya başladı. Milyonlarca kelebeğin kenti basmasından , göldeki 80 bin ton suyun aniden çekilmesine , gökyüzünde garip ışıklardan, intihar eden kurbağlara kadar pek çok garip söylenti sitelerde dolaşıyor.

Çin'in Sichuan bölgesini vuran, 7.8 olarak açıklanan ancak dün 7.9 olduğu söylenen korkunç depremin ardından ölü sayısı hızla tırmanırken, Çinli blogcular birbirinden ilginç 'deprem işaretlerini' paylaşmaya başladı.

Aynen 17 Ağustos 1999'daki Marmara depreminin ardından ortaya çıkan söylentiler gibi bu kez Çin'de de garip doğa olaylarından bahsediliyor. İngiliz Times gazetesinin internet sitesi ise Çinli blogcuların tartışmalarına geniş yer verdi.

Çin'in doğusundaki Shandong bölgesinden bir blogcu, çiftliğindeki hayvanların 2 haftadan beri son derece huzursuz olduklarını, davranış bozuklukları gösterdiklerini anlatırken "Sonunda bu olayı yerel Deprem Araştırmaları Merkezi'ne rapor ettim. Ama ilgilenen olmadı" diye yazdı.


80 ton su bir gecede çekildi


Bazı bloglarda ise, yerel gazetelerde çıkan tuhaf doğa olaylarıyla ilgili haberler hatırlatılıtyor.
Örneğin Chutian Metropolis Daily gazetesinde, 30 Nisan günü, şu haberin yer aldığı hatırlatılıyor: "28 Nisan günü, Enshi kasabası yakınlarında bulunan göldeki 80 bin ton su bir gecede çekildi. Uzmanlar bölgeyi araştırmaya başladı". Enshi, depremin yerle bir ettiği Chongping bölgesinin sınırında bulunuyor.

Kurbağaların toplu intiharı



10 Mayıs günü Sichuan yerel gazetelerinden West China Metropolis Daily gazetesinde yer alan bir habere dikkat çekiliyor. Haberde, binlerce kurbağnın Mianyang kentine girdiği ve intihar edercesine kendilerini yoğun trafiğin olduğu caddelere attıkları belirtiliyor. Mianyang, depremin vurduğu Sichuan bölgesinin en büyük ikinci kenti ve depremin merkez üssüne çok yakın.

Milyonlarca kelebek kenti istila etti

Depremin merkez üssüne sadece 100 kilometre mesafedeki Mianzu kentinden blogcular ise depremden iki hafta önce milyonlarca kelebeğin kenti istila ettiğini hatırlatıyor.

Gece vakti gökyüzünde beyaz ışık

Çin sitelerinde dolaşan en garip söylenti ise depremden sadece 24 saat önce, gece vakti yaşanan ve Mianzu kentinin sakinlarinin tüylerini diken diken eden gökyüzündeki garip ışıklarla ilgili. Işıkları gören yüzlerce kişi, o gece polisi arayıp ihbarda bulunduğunu söylüyor. Anlatılanlara göre gece, gökyüzü aniden renklenmeye başladı. Işıklar daha çok beyaz ışık ve gökkuşağı gibiydi ve alev gibi sürekli şekil değiştiriyordu.

Bulut yokken gökgürültüsü duyuldu

Aynı gece kentin yakınındaki köylüler ise tuhaf gürültüler duyduklarını anlatıyor. Bu gürültüye bir anlam veremediklerini belirten bu insanlar " Gökgürültüsü gibi gürültüler oldu. Ama gökyüzünde bulut yoktu. Çok garipti" diyorlar.


Evet ,basında ve internette bir anda çeşitli haberler yayılmaya başladı depremin ardından ..

Deprem merkez üssüne çok yakın olan Mianyang kentinde , depremden günler önce Kurbağaların kitlesel sürüler halinde kenti terk ettiği ve bunun aslında felaketin bir habercisi olduğu bütün dünya basınında yazıldı çizildi..

Diğer yandan , aynı yöredeki Mianzhu kentinde de depremden birkaç hafta öncesinde milyonlarca kelebeğin ani şekilde kenti terkettiği öne sürüldü.

Çin'li blog'cular, felaketten haftalar öncesinde başlayan bazı garip olayların, depremin işaretçisi olduğunu, ancak yetkililerin bu işaretleri görmezden geldiğini internette tartışmaya başladı.

Şandong kentinde yaşayan bir blog'cu , depremden yaklaşık 1 ay önce kentteki deprem araştırma merkezine gittiğini ve burada tutulan hayvanların garip davranışlar sergilemeye başladığını yazdı.

Chutian Metropolis gazetesi ise, 26 Nisan'da Hubei bölgesindeki Enşi kasabası yakınlarında bulunan göletteki 80 bin ton suyun, bir gecede dibinde ortaya çıkan bir çatlaktan boşaldığını kaydetti.

Bu korkunç depremde , pek çok yerleşim yeri haritadan silindi..

Sişuan'a ulaşan ve esas olarak çadır ve battaniyeden oluşan 24 tonu aşkın yardım malzemesinin depremin merkezi olan bölgelere havadan atılacağı bildirilmekte..

Polis kaynakları, depremin merkez üssüne yakın kentlerde adeta 'taş üstünde taş kalmadığını', bütün binaların yıkıldığını belirtiyor.

Yerel yetkililer, depremin merkez üssüne yakın 10 bin nüfuslu Yingxiu kentinde sadece 2 bin 300 kişinin hayatta kaldığını duyurdu.

Deprem nedeniyle Sişuan'daki barajların yıkılma tehlikesi altında olduğu, depremin yol açtığı toprak kayması yüzünden Jialing ırmağının akışının kesildiği bildirildi.

Toprak kaymasının ırmağın önünde 6 metre yüksekliğinde, 100 metre genişliğinde bir doğal duvar oluşturduğu, oluşan 100 metre uzunluğundaki doğal barajda 600 bin metreküp su toplandığı belirtildi.

Çin Su Bakanı Chen Lei, eyalet hükümetlerinin barajları gözlem altında tutup hasarları hemen bulup tamir etmesi gerektiğini belirtti.

İnşaatlarda yolsuzluk

Çin'de , İnşaatlarda katı yasalarının uygulanmadığı ve yolsuzluklar nedeniyle felaketin büyüdüğü iddia ediliyor.

Ülkedeki inşaat yönetmeliklerini denetleyen Amerikan firması Jones Day’in ortağı Ashley Howlett, "Yasaların uygulanması masraflı oluyor. Bu yüzden çok yolsuzluk var. Yerel yetkililer de bunun içinde" dedi.

İnşaat projelerini bölüşen taşeron firmaların malzemeden çaldığını savunan Howlett, "aynı büyüklükte bir depremin Pekin yakınında olması durumunda bu kadar büyük bir felaket yaşanmayacağını, çünkü başkent çevresinde yasaların harfiyen uygulandığını" iddia etti.

Afetlerde ve özellikle depremlerden önce , hayvanların davranışları değişmekte olduğu ,panik , tedirginlik ve huysuzluklarının son derece dikkat çekici bir hal aldığı , hayvanların bulunduğu yeri terk etme , uzaklaşma kaçmaya çalıştıkları çok eski zamanlardan beri bilinmektedir…

Köylerimizde ,depremler olmadan önce bütün köpeklerin ulumaya başlaması ,atların tepinmesi , kişnemesi ve ahırlarından çıkmaya çalışması , hepimizin bildiği bir husustur.

Bilim adamları , bizim işitme ve hissetme duyularımızın algılayamadığı titreşim ve sesleri hayvanların algıladığını ve depremlerden de önceden haberdar olduklarını söylemektedirler.

Depremlerle ilgili çalışmalar yapan DOHAD (DEPREM HAREKETLERİNİ ARAŞTIRMA DERNEĞİ)”nin internet sitesindeki açıklamalar , oldukça ilgi çekici olduğundan aşağıda dernek faaliyetlerini anlatan bir yazıya yer verdik…

Depremi tanımak için bilmek gerekir diye düşünerek depremlerle ilgili çok ilginç bilgilerin yer aldığı yazıyı olduğu gibi aktarıyoruz:

DOHAD NASIL KURULDU, NASIL BİR ARAYA GELDİK?


17 Ağustos depreminden önce bir takım sıra dışı doğa olaylarını bir çok vatandaşımızla beraber gözlemlemiştik. Ancak buna bir anlam verememiştik çünkü bilgisizdik.

İnternet üzerindeki haber gruplarından ve tarama motorlarında yaptığımız araştırmalarda dünya üzerinde deprem tahmin araştırmaları kapsamında sıra dışı doğa olaylarının deprem öncüleri denilebilecek sinyaller olarak kabul edildiğini gördük. Sanal ortamdaki haber gruplarında bulduğumuz bu bilgileri paylaşarak birbirimizi eğittik.

Bu araştırmalarla beraber ilk olarak http://www.sismikaktivite.org/ sitemizi kurarak konuya ilgi duyan diğer insanların da bu bilgilerden yararlanmasını sağlamaya çalıştık.

Doğayı anlamak !


17 Ağustos’ tan önce bu tür sıra dışı doğa olayları gözlemlerinde bulunan arkadaşlarımız bu gözlemlerini daha bilinçli bir şekilde sürdürmek isteyince bu gözlem raporlarının kayıt altına alnımasını doğru bulduk. Böylece gözlemlerimizin değişimini veya meydana gelebilecek depremlerle olan ilişkisini kendi gözlerimizle görebilecektik. Ancak çalışmalarımızı resmi bir statüde devam ettirmek amacıyla Nisan 2002’de derneğimizi kurduk.

Gönüllü gözlemci ağımız İstanbul ve çevresiyle sınırlı kalarak 1 yıl gibi kısa bir sürede 800’ün üzerinde bir sayıya ulaştı. Ancak hedefimiz bu gözlem ağının tüm yurdumuza yayılmasını sağlamaktır.
Derneğimizin ilkesi, tüm çalışmalarını bilimsel temellere oturtarak spekülatif ve sansasyonel girişimlerden uzak kalmaktır.

2. MESLEKİ OLUŞUMLARIMIZ ?


Üyelerimiz çok farklı sektörlerde profesyonel olarak çalışmaktadırlar. Dernek Başkanı Bülent Doruker, Bilgisayar Mühendisi, bir yazılım şirketinde yönetici; Genel Sekreter Mübeccel Üstüner, pazarlama müdürü ; Başkan Yardımcısı Fuat Agalday tekstilci, Mali Koordinatör Erdem Uygar , Broker ; Dış İlişkiler sorumluları Nil Bilal, reklam ve halkla ilişkiler uzmanı ; Yasemin Sel , bir tekstil firmasında yönetici ; İç İlişkiler koordinatörü Rezzan Terzi, bankacı olarak çalışmaktadır. Diğer üyelerimiz arasında doktor, eczacı, mühendis, muhasebe gibi çok çeşitli mesleklerden arkadaşlarımız bulunmaktadır.


3. BİLİMSEL DESTEK
Derneğimizin amacı; Doğal afetlerin, özellikle de depremlerin, bir çok sıradışı olayla kendini belli ettiği gerçeğinden yola çıkarak, bu konu üzerine bilimsel araştırmalar yapan ve kısa dönem tahminler için çalışmalarda bulunan bilim adamlarımıza destek olmaktır.

Derneğimiz yurtiçinde ve yurtdışında bu yönde çalışmalarda bulunan bilim adamlarıyla sürekli irtibat halindedir ve bilgi alışverişi yapmaktadır. Bu amaçla internet üzerinde de sürekli olarak araştırma yapmaktayız. Depremler ve sıra dışı doğa olayları arasındaki ilişkiyi konu eden bir çok araştırmayı sitemizde üyelerimizi bilinçlendirmek amacıyla sunmaya çalışıyoruz.
Gerek gözlem çalışmalarımız gerekse amatör düzeyde yaptığımız çeşitli ölçümler konusunda çok saygın bilim adamlarımızdan destek almaktayız. Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Sayın Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu bizlere gözlemlerimizin bilimsel temellere oturması açısından son derece önemli yönlendirmeler yapmakta ve bilgilerini ve tecrübelerini bizlerle paylaşmaktadır. Özellikle bazı elektriksel ölçüm teknolojileri konusunda İ.T.Ü. Deprem Tahmin Projesi Yürütücüsü Dr.Berk Üstündağ'ın desteğini de almaktayız.

4. KULLANDIĞIMIZ ÖLÇÜM CİHAZLARI
Amatör düzeyde olan ölçümlerimiz arasında Başkan yard. Sayın Fuat Agalday’ın oluşturduğu bir sismometre halen test aşamasında çalışmaktadır. Bunun dışında digital sıcaklık ölçerlerimizle, Ataköy ve Tekirdağ’da deniz suyu sıcaklıklarını ölçüyoruz. Dudullu , Tuzla ve Yalova’da ki evlerinin bahçesinde kuyuları bulunan üyelerimiz yine bu digital sıcaklık ölçerleri ile kuyu suyu sıcaklıklarını ölçmektedirler.

5. ÜYELER NE TAKİBİ YAPIYORLAR
Sayısı 800’den fazla gönüllü gözlemcimizin bildirdiği tüm gözlem ihbarları www.sismik aktivite.org sitemizde arşivlenmektedir.

Bu konudaki en önemli referanslarımızdan biri Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümünden Doç.Dr. Ülkü Ulusoy’ un Prof.Dr. Motoji Ikeya ile beraber hazırladığı ve Deprem Habercisi Olaylar ve Bilimsel Yorumlar adlı kitabında derlediği 17 Ağustos depremi öncesi gözlemlenen sıradışı olaylar olmuştur.

Karınca davranışları:

17 Ağustos depreminden önce, Marmara Bölgesinde yaygın olarak karınca istilası gözlemleri gelmişti. Karıncalar daha önce görülmemiş şekilde evleri istila etmişler, hatta küvet gibi alışılmışın dışında yerlerde bile görülmüşlerdir. Depremden birkaç saat önce de sebepsiz yere toplu halde ölmüşlerdir. Karınca anomalisi belki de 17 Ağustostan önce en yaygın ve belirgin olandır. İstanbul’dan , Adalar’dan Bursa’dan, Çanakkale’den ve özellikle deprem bölgesinden yoğun şekilde karınca anomalisi gözlemlendiğini biliyoruz.

Derneğimiz 17 Ağustos öncesi bu deneyimi yaşamış olan arkadaşlarımızı bu konuda görevlendirmiştir. Kendileri, halen düzenli olarak ev ve bahçelerindeki karıncaların davranışlarını takip etmekteler. Benzer bir durumla karşılaştıklarında rapor edeceklerdir.

Hayvan Davranışları:

Gözlemci arkadaşlar evlerinde beslemekte olduğu evcil hayvanların ani ve sebebsiz olduğu kanaatine vardıkları davranışları rapor etmektedirler. Saldırganlık, evden çıkma isteği , karnını yere sürtünerek yürümeye çalışma, sırt üstü durmaya çalışma, ağlama, uluma, yemek yememe gibi ortada bir somut bir nedeni olmadığına inanılan tüm davranış biçimleri sitemize bildirilmektedir.

Bitkiler:

Üyelerimiz gerek evlerindeki gerekse bahçelerindeki bitkiler mevsim dışı çiçek açma, ani solma, kuruma gibi belirtileri gözlemlemektedirler.

Kuyu suları:

Evlerinde ve işyerlerinde kuyusu olan arkadaşlarımız düzenli olarak seviye ve ısı ölçümü yapmaktalar. Şu ana kadar mevsim normalleri dışında bir anomali rapor edilmemekle beraber zaman zaman görülen küçük sapmalar da yağışlara bağlı kalmıştır. Ayrıca Tekirdağ’daki bir fabrikadan düzenli olarak PH derecesi ortalamalarını almaktayız.

Deniz suyu:

Üç ayrı bölgede düzenli olarak sıcaklık ve deniz seviyesi ölçümü almaktayız. 16 Ağustos gecesi, depremden birkaç saat önce teknesi ile denizde olan bir arkadaşımız, kıyıya döndüğünde suların bir metreden çok yükseldiğini farketmiştir. Gel-git olayını bilen bir kişi olarak bunun çok sıradışı olduğunu düşünmüş, ne var ki ancak depremden sonra anlam verebilmiştir. Kendisi düzenli olarak seviye takibi yapmaktadır.

Hayvanat Bahçeleri:

Boğaziçi Hayvanat Bahçesi, ki büyük deprem öncesi çok belirgin anormal hayvan davranışları rapor etmişlerdir, düzenli olarak aranmakta ve durum raporu alınmaktadır. Ayrıca Çanakkale, Bursa ve Çatalca�da kurulu devekuşu çiftlikleri de düzenli olarak aranarak takip edilmektedir.

Elektrikli Ev Aletleri:

Büyük depremlerden önce deprem merkezine yakın bölgelerde çeşitli elektronik ev eşyalarının sebepsiz yere arızalandığı, kendi kendine açılıp kapandığı ihbarları derlenmiştir. Bu yüzden gözlemcilerimizin bu tür olayları da siteye bildirmelerini talep ediyoruz. Bu olaylar arasında MR cihazlarında depremden kısa bir süre önce arıza, Cep telefonlarında sıradışı şarj değişiklikleri, TV lerde kendiliğinden açılıp kapanma, kanal değiştirme, Radyolarda sebepsiz parazitlenme, programlarda karışıklık, kanal atlama, Bilgisayarlarda, sebepsiz ekran kaymaları, kendiliğinden açılıp kapanma, kitlenme, Pusulalarda yön sapması, Quartz saatlerde geri kalma, ileri gitme ve durma gibi gözlemler bulunmaktadır.

Mikrosismik hareketler:

Büyük depremlerden önce mikrosismik hareketliliğin artabildiği ve/veya anomali gösterebildiği gerçeğinden yola çıkarak, M3 den küçük depremcikleri de kaydedebilmek amacıyla, amatör sismometre ağı kurmayı hedefliyoruz. Marmara Denizinin çevresine kurulacak bu ağ ile fayın nabız atışlarını amatör düzeyde de olsa takip edebileceğiz.

Gök cisimlerinin takibi:

Her ihtimali değerlendirmek istediğimizden, güneşin, ayın ve diğer gezegenlerin konumlarını da takip etmekteyiz. Bu veriyi güneşin ve gezegenlerin çekim güçlerinin henüz kanıtlanamamış olan etkilerini gözlemlemek açısından değerlendiriyoruz.


6. REFERANS ALDIĞIMIZ ÇALIŞMALAR NELERDİR?


Laurentian Üniversitesinden Dr. Michael Pesinger ve
Amerika Jeoloji Kurumundan Dr.John Derr’in
”Tuhaf Işık Olayları ve Depremler” makalesinden:


”Çoğu ülkede sıradışı doğa olaylarına ilişkin kayıtların toplanması ve sınıflandırılmasına iletişim ve bilgi merkezleri bulunmuyor. Ülkeler, bu doğa olaylarının kayda geçirilmesi için ciddi ve yapıcı bir çaba içine girmedikçe, bu sıradışı olayların ; büyük depremlerin nerede ve ne zaman olacaklarını bilmeye ne kadar elverişli oldukları bilinemeyecektir.”

Araştırma yapan bazı kurumlar:
· Amerika � NASA �Ames araştırma Merkezi, Ulusal Bilimler Akademisi, Arizona Üniversitesi,Cornell Üniversitesi

  • Rusya � Bilimler Akademisi , Uluslararası Deprem Tahmin teorisi ve Matematik bilimleri Enstitüsü
  • Japonya - Tokyo Üniversitesi , Deprem Tahmin Araştırma Merkezi, Deprem tahmini Koordinasyon Komitesi
  • İtalya , Çin, İngiltere, Yunanistan, Bulgaristan
  • TÜRKİYE - İTÜ , Kayaç Gerginliği İzleme Yöntemiyle Deprem Tahmin Projesi, Dr. Berk Üstündağ

İTÜ Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet Ercan�ın araştırması: Böceklerde ve hayvanlarda anormal davranışlar,Yer altı sularında değişimler

“BÜYÜK DEPREMLER ÖNCEDEN BAZI İŞARETLER VEREBİLİR”
NASA, AMES ARAŞTIRMA MERKEZİ, 12 ARALIK 2001

İTÜ Maden Fakültesi , Prof.Dr. İlyas Çağlar
”Depremlerin Habercileri ve Jeofizik”
”Kuvartz saatler, mimoza çiçeğinin kapanması, yer altı sularındaki değişiklikler. Jeo-elektrik ve hidrolojik parametre ölçümleri “

17 Ağustos öncesi Yalova Kaplıcalarında 2 Ağustos 1999 da tespit edilen sıra dışı olaylar:

Zeminin çatlaması ile çıkan yeni kaynaklar, su sıcaklığının 60 dereceden 80 dereceye çıkması suyun çamurlanması.

1992 büyük Erzincan depreminden önce bölgedeki su kaynaklarından çıkan suların kimyasının değiştiğini MTA’ya yazı ile bildirilmiş, ancak MTA değerlendirinceye kadar deprem meydana gelmiştir.

DEPREM HABERCİSİ OLAYLAR VE BİLİMSEL YORUMLARI


Doç. Dr. Ülkü ULUSOY, Hacettepe Üniversitesi


17 Ağustos 1999 Marmara depreminin ardından, Japon ve Türk bilim adamının ortak çalışmasında, depreminin ilk işaretlerinin, ''günler, hatta haftalar öncesinde hayvanlarda, gökyüzünde, denizde ve bitkilerde görülen sıra dışı olaylarda gözlendiği'' belirtildi.

Osaka Üniversitesi Yer ve Uzay Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Motoji İKEYA ile Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ülkü ULUSOY'un, deprem tanıkları arasında gerçekleştirdiği anket sonucu, 450 tanıktan deprem öncesi belirtilere ilişkin 1026 sıra dışı olay derlendi.
Prof. Dr. İKEYA ile Doç. Dr. ULUSOY'un, ''Deprem Habercisi Olaylar ve Bilimsel Yorumlar'' adını taşıyan ve Türkiye'de bu alandaki ilk çalışmayı oluşturan araştırma, Kültür Bakanlığı tarafından yayımlandı.


“...Kayaların sıkışmasıyla ortaya çıkan bu anormal elektrik ve manyetik sinyaller ; deprem ışıklarından , hayvanlarda ve hatta insanlarda depremlerden önce gözlemlenen anormal davranışlara kadar bir çok sıra dışı diye tabir edilen olaya neden olmaktadır” Siegmann Freund, NASA

“depremlerden önce işaretler alındığı gerçeği”
NASA, AMES ARAŞTIRMA MERKEZİ, Mayıs 2002

“Bilimadamları, uydulardan alınacak bazı verileri kullanarak büyük depremleri birkaç gün önceden tahmin etmeyi yakında başaracaklarını umuyorlar. Uydular halen, büyük depremlerden günler önce meydana gelen kızılötesi ışımaları, elektrik ve manyetik sinyalleri ve iyonosferdeki değişiklikleri izlemekte kullanılmakta.
Laboratuarda yapılan bir deney ve uluslararası uydulardan alınan veriler, bazı depremlerden önce işaretler alındığı gerçeğine kanıtlar sağladı. NASA Ames Araştırma Merkezi�nden Friedemann Freund, NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi ve Carnegie Kurumu Jeofizik Laboratuarı yetkilileri, yaptıkları deney sonucunda, granit kaya bloklarının 1500 tonluk bir basınca maruz kaldıklarında, kızılötesi ışınlar yaydıklarını gözlemlediler.. NASA Goddard tarafından yeni geliştirilen çok hassas bir kızılötesi kamera, kayaların görüntülerini yakalamayı başardı.

PARAMETRE TAKİBİNE DAYALI BAŞARILI BİR DEPREM TAHMİNİ:
Çin’deki Haichang M7.3 ve Tangshan M7.8 Depremleri Tahmini
Çin’de 1970 yılında başlatılmış bir projedir. Yaklaşık 60.000 kişi seferber edilmiştir ve 5 yıl sürmüştür. Yeraltı ve kuyu suları düzenli olarak ölçülmüş, hayvan davranışları izlenmiş, radon gazı ölçümleri yapılmıştır. Bölgede
mikrosismik aktiviteleri kaydedecek özel bir sismometre ağı kurulmuştur. Diri fay hatları boyunca kırıklardaki hareketleri gözleyen tiltmetreler yerleştirilmiştir. Dağlara yerleştirilen cihazlarla, yer şekillerinin birbirine olan uzaklık değişimleri
ölçülmüş, eğimlerin açıları takip edilmiştir. Çevredeki termal kaynakların sıcaklık, renk ve radyoaktiviteleri düzenli olarak ölçülmüştür. Hayvan barınakları takibe alınmış, hayvanların anormal davranışları kayıt altına alınmıştır.
Tüm veriler Çin Deprem Bilimleri Enstitüsünce derlenmiştir.Tüm parametrelerde belirgin bir artış olduğu saptandığında, yetkililere haber verilmiştir. Halk uyarılarak evlerini terk etmeleri istenmiştir. Çok geçmeden büyük Haichang depremi gerçekleşmiş, hiç can kaybı olmadan deprem atlatılmıştır.

HAYVANLARIN ALGILAMA EŞİKLERİ İLE İLGİLİ LABORATUVAR DENEYLERİ,

Texas Üniversitesi, Deniz Bilimleri Enstitüsü , Ruth Buskirk, Cliff Frohlich, Gary Latham
Bazı hayvanlar depremlerden önce meydana gelebilecek jeofiziksel uyarıları insanlardan çok daha fazla algılayabilirler. Bu uyarılar 50hzin altında sismik, akustik dalgalar ile elektrik alan değİşimleri ve koku uyaranlarıdır.

Tavsiye edilen araştırma konuları: 10-50 hz arasındaki sismik dalgalar elektrik alan değişimleri radon dışındaki gazların salınımı olmalıdır.

  • 1980 yılında Otis ve Kautz isimli bilimadamları telefonla bilgi veren gözlemci ağı kurdular
  • 1980 yılında Kenagy ve Enright isimli iki bilimadamı bir saha laboratuarı kurup kontrollü şartlar altında hayvan davranışlarını izlediler.

14 Haziran : New Scientist dergisinin son sayısında yer alan habere göre Japonya’yı vuran büyük bir depremden 2 ay önce garip elektromanyetik sinyaller tespit edildi. Atina Üniversitesi’nde araştırmalarını sürdüren 3 Yunan bilim adamının bu konudaki çalışmalarını doğrulayan sinyaller, ileride depremlerin önceden tespit edilmesinde kullanılabilir.

7. DOHAD NELER YAPACAK, HEDEFİ NEDİR?
Tüzüğümüzdeki ana amaçlarımız:

1. Derneğin amacı; doğa ve doğa hareketlerini gözlemlemek,izlemek, incelemek, doğadaki değişimlerin canlılar üzerindeki etkilerini araştırmak,
2. Doğal afetlere karşı korunmak amacıyla projeler oluşturmak ve var olan projeleri geliştirmek amacıyla desteklemek
3. Doğal afetler sonrası için arama-kurtarma ekipleri oluşturmak, afet bölgelerinde dayanışma ve yardımlaşmaya katkıda bulunmaktır

Gözlem ağımızı yurt sathına yaymak için medyanın desteğini istiyoruz. Sansasyon peşinde değiliz ve her türlü spekülatif ve sansasyonel oluşumun karşısındayız. Bilimsel projelerin desteğe ihtiyacı bulunmaktadır. Amacımız üniversitelerimizde yürütülmeye çalışılan bu tür projelere bir sivil toplum örgütü olarak destek olmak, kamuoyu oluşturmak ve projelere destek bulmaktır.

Bu anlamda İTÜ Deprem Tahmin Projesine elimizden gelen desteği vermek için çalşımalar yapıyoruz. Amatör düzeyde yürüttüğümüz çalışmaların güvenilir olması açısından Sayın Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu’nun görüşlerini alıyoruz.

Doğal afetlerden sonrasını da düşünerek tüm üyelerimizin temel ilk yardım ve hafif arama kurtarma eğitimi almaları için bir eğitim organizasyonu yapıyoruz. Dışarıdan katılıma da açık olacak bu eğitim ile önleyemediğimiz doğal afetler sonrasında içinde bulunduğumuz topluma daha bilinçli olarak hizmet etmeyi amaçlıyoruz.

8. İŞBİRLİĞİ İÇİNDE OLDUĞUMUZ KURUMLAR VAR MI?


İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Deprem Tahmin Projesi yürüten Dr. Berk Üstündağ ile projelerine insan gücü anlamında destek verebilmek ve tanıtımlarına yardımcı olmak için bir protokol çerçevesinde işbirliği içindeyiz.

Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu çalışmalarımıza gerek danışmanlık anlamında gerekse bilimsel birikimlerini paylaşmaları anlamında büyük destek vermekteler.

Diğer bir sivil toplum örgütü olan Ağ-17 Yardım Gönüllüleri Derneğinin son “Altın Satırlar” projesinde gönüllülerimizle destek verdik.

TRAC ( Telsiz ve Radyo Amatörleri Cemiyeti ) başkanı Sayın Aziz Şasa Bey , derneğimize ellerinden gelen desteği verebileceklerini iletmişlerdi. Kendileriyle projelerimiz çerçevesinde görüşmelerimiz olacaktır.


Sıradışı Doğa Olayları
Gözlem Ağına Katılım Çağrısı:

Evlerinde hayvan besleyenler, Veterinerler, Pet-shoplar
Hayvanlarda genel davranış bozuklukları

Evlerinde bitki bakımı ile uğraşanlar, Seralar, Çiçek yetiştiricileri
Bitkilerdeki ani ve nedensiz solma, kuruma veya erken çiçek açma

Bahçelerinde veya çevrelerinde her gün seviye ölçümü yapabilecek yakınlıkta kuyu bulunanlar
Seviye , sıcaklık ve renk takibi

Deniz kenarında ikamet edenler
Deniz seviyesi, Renk değişimi, Ani ölü dalgalar

Bahçeli evde yaşayanlar
Karınca, Diğer böcek türleri, Bitkiler

Medikal Sektöründe Çalışanlar, Doktorlar
MR, Röntgen çıktılarında bozukluklar. Baş ağrısı , baş dönmesi ,kusma gibi semptomlarda artış

http://www.dohad.org/

“gözlemlerinizin sitemizde kayıt altına alınmasını sağlayın”


DOĞA HAREKETLERİ ARAŞTIRMA DERNEĞİ TÜZÜĞÜ
(Başlıca maddeler alınmıştır. Dernek tüzüğünün tamamı için: http://www.dohad.org/ )

KURULUŞ
Yasalar ile bu Ana Tüzük hükümleri uyarınca yönetilmek ve amaç ile hizmet konuları doğrultusunda çalışmalar yapmak üzere DOĞA HAREKETLERİ ARAŞTIRMA DERNEĞİ adı ile bir dernek kurulmuştur.
DOĞA HAREKETLERİ ARAŞTIRMA DERNEĞİ �NİN kısa adı DOHAD olup ; bu tüzüğün aşağıdaki maddelerinde de (DOHAD) veya (Dernek) olarak anılacaktır.

AMAÇ VE HİZMET KONULARI:
3.1 Derneğin amacı; doğa ve doğa hareketlerini gözlemlemek,izlemek, incelemek, doğadaki değişimlerin canlılar üzerindeki etkilerini araştırmak,
3.2 Doğal afetlere karşı korunmak amacıyla projeler oluşturmak, varolan projeleri geliştirmek amacıyla desteklemek
3.3 Doğal afet durumlarında arama, kurtarma, dayanışma ve yardımlaşmaya katkıda bulunmaktır.

ÇALIŞMA BİÇİMİ ve ÇALIŞMA ALANLARI:
4.1 Derneğin çalışma biçimi ; konusunda uzman kişi ve kuruluşların yanı sıra , dernek üyeleri ve diğer gönüllüler vasıtasıyla, doğa hareketlerini ve bunların canlılarla etkileşimlerini araştırmak, çalışma grupları kurmak ve faaliyetlerini koordine etmek, gözlem ve araştırmaları paylaşma amaçlı haberleşme ağları kurmak, doğal afetlerden korunma amaçlı projeler geliştirmek ve bu konuda bilinçlendirme çalışmaları yapmaktır.
4.2 Bu çalışmaların yapılmasında kamu kurumlarının ve özel kuruluşların desteklerini sağlamaktır.
4.3 Bu konudaki ayrıntılar ayrıca çıkarılacak bir iç yönetmelik ile belirlenir.
4.4 Dernek ve çalışmaları hakkında açıklama yapma yetkisi sadece Yönetim Kurulunun belirleyici Dernek Sözcülerine aittir. Dernek Sözcüleri müştereken veya münferiden yazılı veya görsel basına açıklamada bulunabilirler.
Derneğin diğer üyelerinin yapacakları yazılı-sözlü açıklamalardan derneğin hiçbir hukuki ve cezai sorumluluğu bulunmamaktadır. Aksi halde, tüm hukuki sorumluluk açıklamayı yapan üyeye ait olduğu gibi; dernekten kesin ihraç sebebidir.
4.5 Dernek çalışma alanları doğrultusunda; Doğa araştırma ve gözlem çalışmalarına katılabilecek kişileri saptar, eğitim verir, ilgi alanı içinde kalan konularda araştırma ve zemin etütleri yapar ve dernek dışındaki özel veya tüzel kişilere de araştırma yaptırır.
Konferans, panel, seminer sempozyum düzenler, sergi açar, kitap, broşür, dergi, bülten ve benzeri yayınları çıkarır, dernek amaç ve hizmet konularında kullanılmak üzere yurtiçi ve yurtdışından kredi ve sponsor temin eder.
4.6 Amaç ve hizmet konuları ile ilgili olarak yurt çapında tüm kamu kuruluşları (Başbakanlık ve bağlı kuruluşları, bakanlık teşkilatları, valilikler, kaymakamlıklar, emniyet müdürlükleri, polis ve jandarma karakolları, üniversite, fakülte, akademi, yüksek okullar, devlet ve özel hastane ve dispanserleri ve diğer tüm kamu kuruluşları) ile ve kamu kurumları haricindeki gerçek kişi veya tüzel kuruluşlarla (Haberleşme ve telekomünikasyon şirketleri, turizm firmaları, spor klüpleri , spor dernekleri, vakıflar, dernekler ile diğer sivil toplum kuruluşları ve diğer kuruluşlarla) görüşme, danışma yapıp, ilişki kurar, eşgüdüm sağlar ve koordineli hareket eder.
Tüm bu sayılan kurumlar dışında da ileride amaçlarına uyan kurum ve kuruluşlar ile de görüşme, danışma yapıp, ilişki kurup, eşgüdüm sağlar ve koordineli hareket eder.
4.7 Dernek bu konularda kar ve spekülasyon amacı olmaksızın, amacı için gerekli her türlü taşınır, (gemi dahil) ve taşınmaz mal ve cihazlar satın alır, kiralar, kiraya verir.
4.8 Taşınır ve taşınmaz malları hakkında her türlü hukuki tasarrufta bulunur.
4.9 Taşınır mallar, cihazlar kapsamında:
Afet bölgelerinde arama kurtarma çalışması yapacak ve dernekçe kurulan ekiplerin enkaz altında canlı tespiti için gerekli tüm cihazların teminini;
Deniz, kuyu kaynak ve kaplıca sularındaki alçalma, yükselme, terkip değişikliklerini ölçebilmek için gerekli cihazların teminini;
Afet bölgelerine anında ulaşım için gerekli tüm ulaşım araçlarının teminini;
Afet bölgelerinde gerekli çalışma yapabilmek için helikopter, kamyon, karavan, vinç, kepçe ve her türlü nakil vasıtası ile iş makinelerinin teminini sağlar.

Deprem öncesi hayvan davranışlarını incelemek için, fay hatları üzerinde hayvan çiftlikleri kurar.

Olası afetler için arazi satın alır ve bu arazi üzerinde örnek olabilecek uydu kentler kurar ve kurulmasına gerek parasal gerekse hizmet yönünden katkılarda bulunur.

Afet bölgelerinde çadır kentler, prefabrike konutlar ve tam teçhizatlı seyyar hastane kurar. Konaklama, dinlenme, sosyal ve kültürel etkinliklere elverişli tesisler kurar.

4.12 Ülkenin çeşitli bölgelerinde afet gözlem istasyonları, arama kurtarma çalışmaları ve her türlü haberleşmeyi sağlamak için telsiz istasyonları kurup, gerekli cihazları tesis eder ; bu istasyonlarla, ana merkez arasında süratli ve güvenilir bir bilgisayar iletişim ağı kurar. Afet sonrası haberleşme ve iletişimin sekteye uğramaması için dünyanın bilinen afet ülkelerindeki bilimsel kuruluşlarla koordinede bulunarak, özel haberleşme telekomünikasyon ve iletişim ağları kurar.
Gerekli gözlemlerin anında ve sağlıklı yapılabilmesi için uydu kiralar.
4.13 Amaç ve hizmet konuları ile ilgili olarak gelir arttırıcı projeler için ortaklıklar, iktisadi işletmeler, vakıflar ve yardımlaşma sandığı kurar ve /veya anılan kuruluşlarla işbirliğinde bulunur.
Yardım Toplama Yasası ve tüzük hükümleri uyarınca yardım ve bağış alıp verir; koşullu ve koşulsuz vasiyetleri kabul eder.

4.14 Amacın gerçekleştirilmesi için diğer her türlü yasal çalışmaları yapar.

(DOHAD ile ilgili bölüm buradan alınmıştır )

İLGİLİ KONULAR İÇİN TIKLAYIN:
17 Ağustos Depremiyle İlgili Bilinmeyenler >


5 yorum:

  1. www.seyitali.net25 Mayıs 2008 15:58

    bazen neler olacağını fark ede bilirsiniz ancak yapacak birşey yoktur.paylaştığın için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  2. Elbette doğa zaman zaman bize işaretler veriyor. Şu an yaşadığımız buzullardaki aşırı erime belki de günü gelince yaşanacak büyük felakette, buzullardaki aşırı erime başlangıcı bunun habercisiydi diyeceğiz. Her büyük depremden sonra abartılı bir sürü emareden söz edilse de, doğanın işaretlerine kulak vermek lazım. sismikaktivite.org'u ben de takip ediyorum. Bilgilendirme için teşekkürler, umarım doğayı daha iyi anlayabiliriz.

    YanıtlaSil
  3. geçen hafta Ali Kırca nın sunduğu siyaset meydanı isimli programda deprem konusu vardı.ünlü hocalar vardı konuşmacı.gecenin bi yarısı başladı sabaha karşı bitti.tv nu kapatıp işe gittim desem hani yalan olmaz:)) eğer izlediyseniz hem yurdumuzda hemde dünyada olan depremlerden va olması muhtemel İstanbul depreminden bahsettiler.anlattıkları ve sundukları görsel destekler çok enteresandı.bahsettiğiniz kurbağaları oradada gösterdi.gerek bu olayı gerekse beklenen depremle ilgili detayları dinledikçe huzursuz oldum.düşününce insan içinden çıkamıyor...

    YanıtlaSil
  4. hadi çin depremine önlemler yazın lütfen ...........

    YanıtlaSil
  5. Yazıyı bir daha okursanız , yazının içeriğinde , nelerin yapılması halinde depremlere karşı daha güvenli duruma geleceğimizle ilgili genel anlamda bilgiler bulunduğunu göreceksiniz .
    Bu önlemleri sıkı sıkıya alan ve uygulayan ülkelerde ,eğer tedbirlerinizi çok çok aşan bir felaketle karşı karşıya değilseniz ,ortalama depremlerde pisi pisine kaybedilen canların aslında konulan kuralların uygulanması halinde kaybedilmeyebileceğini görürsünüz .
    Adam sendeci ve kural tanımaz halkların yaşadığı ülkeler için yapacak bir şey yok , ortalama şiddetteki depremlerde bile çok fazla can kaybı olacaktır ne yazık ki

    YanıtlaSil

 
Clicky Web Analytics